Kayıtlar

...

Resim
Ay yüzüme her seher, kuşLuk, ikindi, aLacakaranLık.. vurur. Güneş'e ve Ay'a dua edenLerin iyiniyeti üstüne oLsun. HayırLı oLsun sevgiLim, hayırLı oLsun. Ceren Cevahir

Veri 1. Sırt

Resim
Karganın ince zekasıdır karaLığı, katran. Sana kendi büyü/yazgı sözLerini söyLetecek. ELLerini açacak ve kokar bu sahnede kına: ÇağLayan aydınLık geLecek yakında. Camın kenarında -kıvrıLdığın koLtuktan- baktığın duvardan__ kaLdırıp başını sıçrayacaksın... Korkma! "Gidemem bu yoLLardan, büLbüLü bırakamam." Ah.. ihaneti güLün /böyLe dediğinin seher vakti/... zaman herkesi, tüm şiirLeri hain, gören herkesi kör bıraktı. Kırmızının yarışında yapayaLnız, zeytinLiğin orada, eski sayfayı düşeceksin kaLemLe. AnLamak ister kargayı, körLüğüne dikLenen şair, anLamak ister zeka ve karayı; satranç hamLesinde ya da eskrim, düşLerindeki piyanonun üstüne yığıLdığını görerek, SIRTÜSTÜ... AsiL soysuzLuğum: ben de kırmızıyım, ama hep siyah giyiyorum. Kıyıda durup yoLun daha ne kadar uzayabiLeceğini düşünüyorum. Perşembeyi cumaya bağLayan gece, cam kenarında yaktığım baLmumLarı, perdeLeri tutuşturuyor. Sırtıma düşüyor perdeLer. GözLerim DE yanıyor. HatırLamaya başLıyorum, böyLece.. Yürüyüp yoL aL...

HaLepçe'Li hiç büyümeyecek oLan çocukLara;

Hoş bir meLodi benim için her şey. Çocuk oyuncağı. Vız geLir tırıs gider. Büyümem için iki misLi süt, boL boL da vitamin vermeLisin. Soyut görünmeme aLdanma. ELma kokusundan nefret ederim. -Anne, hava bu gün eLma kokuyor... ...çürüyorum. uykusuzum. suyum. uçmayı çok isteyen, bir türLü uçamayan bir piLotum. Kırmızı büLtenLe aranmadığı haLde hep ve her şeyden kaçan bir kaçağım. SuçLuyum. N'oLursun acıma bana!? Bir gün sırf gözLerini bırakmadan gittiğin için kıyamet kopacak ve ben bohçamı topLayıp cehenneme yoL aLacağım. ÖLümden nefret ederim. Anne buraLar artık öLüm kokuyor. Ceren Cevahir

sana bakıyorum... Sen de bak.

Resim
Resim

FesLa,dan oLma Yusuf kızı ELi;

Resim
Yakardığın gökyüzüne son anda ettiğin küfürlerin asit yağmuru olarak iadesine…, dilendiğin Aşk’ın ok olarak kalbine saplanmasına…, boynundaki cevşenin karabüyüye dönüşüp uğursuzluk getirmesine adanmıştır, zülfikarın ucunda senin kanların,,,;mavi…adakların vardır ve getirmediğin yerlerine. Hepsi bundandır, vazgeçmeler ustası olduğuna karar veriyor bulutlar. Adalet her zaman adil olmayabiliyor. Benzediğin ceylanın çevikliğiyle kaçacaksın. Arkana bakmayacaksın. Güç aldığın yılan gibi süzüleceksin. En sevdiğin adamlar hep en erken ölecek… Tuttuğun altın olsa, tutamadıklarına uzanmak isteyeceksin. Kalbindeki naylon kabuk eriyip pis kokular saçacak ve sevmeyecek, koklamayacak seni artık “en sevdiğin adam” Lar. Sahnedeki ışıklar üzerine geldikçe…, repliğini unutacaksın. Hiç kimse… ezberi bozan bir oyuncuyu sevmeyecek. HİÇ KİMSE: tohumlandığın güne lanetlenmiş bir şiirsin. Nisan yağmurları, nisan yağmurları. Sabah ezanıyla doğdun. Ölüm çanlarıyla... Yeşil çimenlerin üzerinde, çarmıhtan indi...