Kayıtlar

Kara Kız/ÇöL Keşişi 2

Resim
Kara Kız: Suçluysan adaleti beline kuşak yaparsın. Renkleri ayırt edemiyorsun. Ölmeden önce benim de ellerimi tutmuştu, kömür gibi soluğu vardı rüzgarın. Ama kömür değil Küf ve Eski kokuyordu. Buramlı, tütünlü, hadi baştan anlat dedi bana.Öyleyse bu hikayenin kahramanı Rüzgar, Eski ve Küflü… Süt dolu kabı dökmezsen sana şiir anlatırım dedi. Kandım ona ne yapayım? Kolay kışkırtıldığımdan değil, göremesem de Aret’in ve müz’ün başı üstüne yemin ederim kışkırtılmadım. Favorilerinin yamukluğu beni senden çok soğuttu. Hep cesur dediğim bir adamın bir de bakıyorum ki, korkak saçları var. Bir daha yapma, olur mu? Başka birine de kanabilirim. Buna müsaade etme olur mu? Kömür soluğu küf kokan bir adama anlatamam bu kırılmış yoğunluğu… favorilerin eşitlenene dek görüşmeyelim. Topuk seslerimi duyururum arada, yetinmek istersen. Bendeki canavarın uyanma saatleri, üstüme gelmezsen iyi edersin. Çocuklarımı alıp giderim yoksa. Bana bir kılıç getirin hizmetkarlar!!! Sizin karşınızda bu kabilenin kraliç...

sokakta..

Resim

Kara Kız/ÇöL Keşişi -1

Kara Kız: Adaleti kuşağı yapan suçluluktur. Vicdanın nerede. Adımı sakız muhallebisi yerken unuttum, su muhallebisi yeseydim unutmayabilirdim diye düşünürüm hala. Nasıl bir unutuşu adım adım kaydeder bellek, işte öyle zihnim. Damarlarımın içindeki akışı hissedememekten korkardım. Adımımı atar atmaz çamura bulanmaktan. Yani yaşamak yükümlülük değil, yük olup karşıma çıkmıştı. Dolanmıştı ayaklarıma, baldırlarıma ve diz kapaklarıma. Her gece dizkapaklarımı suya değdiriyorum. Su buz olur olmaz kanıyor dizkapaklarım. Dizkapaklarım kanadığında dilim uzuyor, yalayabiliyorum böylece yaralarımı ve kan dolanıyor dilime. Bunları bu yüzden anlatıyorum ve adı Kan. Hadi değiştirelim öyleyse, çocukluğunda gittiği bir düğünde, altı ya da sekizdi yaşı. Yedi olmayacak kadar sisli. Aşık olduğu çocuk görmesin diye annesinin kucağına oturduğunu, başını şoför koltuğunun arkasına gizledi. Ne zaman? Nerede? Kimin düğünü? Arabayı süren kim? Öyle bir utanç ki…., silinmiş zihninden bunlar, tek o koltuk ve utanç...

cam masaNın üstüNde..

Resim
B: bir haftam mı var, yaLnızca bir hafta? A: beLki biraz daha fazLa, beLki bir kaç gün daha az B: yapacak hiç bir şey yok mu? A: mideni yıkadık B: ne saçma, sanki şimdi birdenbire yapmam gereken bir sürü şey varmış gibi geLiyor öLmeden önce. sanki bugüne kadar yapmak istediğim hiçbir şeyi yapmamısım. Sanki hiç........ şimdiki zamana geLene kadarki zamanLarı doLdurmamışım. ÖYLeyse yaşanmışLığım, yaşım, nereye gitti? BeLLek bu kadar hızLı "yok saymaya" başLayabiLir mi? ...sanki hiç konuşmamışım, sabahLayıp alkoL uyuşukLuğu geçirmemişim. Sanki uykusuz kaLan ben değiLdim, okyanus kıyısında sanki yakamozLarı tutmadım. Sanki hızLıydı zaman ve hep sonra yaşayacağımı sandım hayaLLerimi. Sahi, hayaLLerim... neydi? Neydi peşinden koştuğum, inandığım, savunduğum, biraz sonra unuttuğum, o meşhur fiLm şeridi gibi oLan şey,,, bu mu? Bu kadar çabuk mu? Sanki aşktan kaLbini patLatan öpüşü kondurmadı kimse dudağıma, sanki yatağımda çiçekLi sabahLara uyandırıLmadım, sanki ışıksız kaLdım, karan...

...

Resim
Ay yüzüme her seher, kuşLuk, ikindi, aLacakaranLık.. vurur. Güneş'e ve Ay'a dua edenLerin iyiniyeti üstüne oLsun. HayırLı oLsun sevgiLim, hayırLı oLsun. Ceren Cevahir

Veri 1. Sırt

Resim
Karganın ince zekasıdır karaLığı, katran. Sana kendi büyü/yazgı sözLerini söyLetecek. ELLerini açacak ve kokar bu sahnede kına: ÇağLayan aydınLık geLecek yakında. Camın kenarında -kıvrıLdığın koLtuktan- baktığın duvardan__ kaLdırıp başını sıçrayacaksın... Korkma! "Gidemem bu yoLLardan, büLbüLü bırakamam." Ah.. ihaneti güLün /böyLe dediğinin seher vakti/... zaman herkesi, tüm şiirLeri hain, gören herkesi kör bıraktı. Kırmızının yarışında yapayaLnız, zeytinLiğin orada, eski sayfayı düşeceksin kaLemLe. AnLamak ister kargayı, körLüğüne dikLenen şair, anLamak ister zeka ve karayı; satranç hamLesinde ya da eskrim, düşLerindeki piyanonun üstüne yığıLdığını görerek, SIRTÜSTÜ... AsiL soysuzLuğum: ben de kırmızıyım, ama hep siyah giyiyorum. Kıyıda durup yoLun daha ne kadar uzayabiLeceğini düşünüyorum. Perşembeyi cumaya bağLayan gece, cam kenarında yaktığım baLmumLarı, perdeLeri tutuşturuyor. Sırtıma düşüyor perdeLer. GözLerim DE yanıyor. HatırLamaya başLıyorum, böyLece.. Yürüyüp yoL aL...

HaLepçe'Li hiç büyümeyecek oLan çocukLara;

Hoş bir meLodi benim için her şey. Çocuk oyuncağı. Vız geLir tırıs gider. Büyümem için iki misLi süt, boL boL da vitamin vermeLisin. Soyut görünmeme aLdanma. ELma kokusundan nefret ederim. -Anne, hava bu gün eLma kokuyor... ...çürüyorum. uykusuzum. suyum. uçmayı çok isteyen, bir türLü uçamayan bir piLotum. Kırmızı büLtenLe aranmadığı haLde hep ve her şeyden kaçan bir kaçağım. SuçLuyum. N'oLursun acıma bana!? Bir gün sırf gözLerini bırakmadan gittiğin için kıyamet kopacak ve ben bohçamı topLayıp cehenneme yoL aLacağım. ÖLümden nefret ederim. Anne buraLar artık öLüm kokuyor. Ceren Cevahir