Kayıtlar

Resim

self

Resim
yıkılmış bir ev gibi zaman çöküntüsünün içinde oturuyor herkes kendi yarasını dikmeyi öğrensin diyor iğne ipliği elinde, yarasından dehşette  kendim denen sarmala dolanıyor insan

isli fener

Resim
Aynı yerdeyim. Kök salmamaya yazgılı bir kalbin esiriyim. Denizcim, yorgun gemilerin kaptanı; 'yıldızsız kaldı gökyüzü' gittiğinden beri.

big sisters are watching self

Resim

Yol

Katlediliş günleri. Kız kardeşlerimiz ve erkek kardeşlerimiz. Bu yolun sonunda aydınlık var.  Her kışın bir baharı. 

Aç.mayın.

Resim
Güneş doğdukça Ay'ı özlemle anarsın. Yaz gelince kışı... Sorgulanıp didiklendikçe içine, kendine kaçar kapatırsın kapaklarını. /Seni güçlü hissettiren şey derinliğin, yoksa kuvvetli değilsin/ Gün doğumundan önce ayaklanmazsan sevincin yiter, ilk nefesini gökyüzüne çekersin. Midye çıkarmak için daldığın denizin dibinde çocukluğun durur öylece. Bir şair adam vardı, saçları uzun, sakalları karaşın. Elinde bıçağı, dalardı derinlere de bir seferinde ve son, midyeler o güzelim saçlarına dolanmış adamın, adam kurtaramamış saçlarını ve kendini. Midyeler kapanmış. O diplerde şair karaşın adamı gördün. Gözleri kapalı, nefesi tuzlu su. Midye gibi kapandı çocukluğun devri. Açmayın beni. 3 Şubat 2015/Kınalıada

Yukarı Mezopotamya'nın Taşları

Resim
Rüzgara, yağmura, güneşe, aya mağrur durur taslar. Bir kış günü, öğleden sonra cılız ışıklı avluda, bir annenin çocuğuna Arapça seslenişini sarmalar.. Geçip gittim yanından o ölmüş atın. Taşlar ata benim için de ağlar. 16ocak2bin15 Mardin