Kayıtlar

Kırmızı Albüm

Kırmızı Albüm eskimemeye yeminli tüm fotoları yaşlandırır Küçük bir kız, objektife gülümsüyordur oysa... Nasıl uzak bir olasılıksa, şimdi sana şiir yazmak işte öyle acıyor sözcükler. Sözcükler kan kusturur/yas tutturur. Yaşanmayan tablonun oyuncusu olursun. Piyanoya düşürülen gözyaşı küçük kızın ellerine tutunur Uzak-kızıl bir akşamda uçurum kuşları havalanır Kaç yüzyıl daha eskiyim senden kaç yüzyıl daha çocuk Yorgunum. Yenilgiyi yendim'in başka bir şeklini söyledim işte. Ah talihsiz yazgılar, filmi başa almak gerek. Unutuş'a meyilli hatırlamalar kalp atışını seyrekleştirir. Dingin yüreklim; çalıntı heyecanlar mitolojik çocukluğuma uzanıyor büyülü ellerim yüreğine değdi mi?
Resim

self

Resim
yıkılmış bir ev gibi zaman çöküntüsünün içinde oturuyor herkes kendi yarasını dikmeyi öğrensin diyor iğne ipliği elinde, yarasından dehşette  kendim denen sarmala dolanıyor insan

isli fener

Resim
Aynı yerdeyim. Kök salmamaya yazgılı bir kalbin esiriyim. Denizcim, yorgun gemilerin kaptanı; 'yıldızsız kaldı gökyüzü' gittiğinden beri.

big sisters are watching self

Resim

Yol

Katlediliş günleri. Kız kardeşlerimiz ve erkek kardeşlerimiz. Bu yolun sonunda aydınlık var.  Her kışın bir baharı. 

Aç.mayın.

Resim
Güneş doğdukça Ay'ı özlemle anarsın. Yaz gelince kışı... Sorgulanıp didiklendikçe içine, kendine kaçar kapatırsın kapaklarını. /Seni güçlü hissettiren şey derinliğin, yoksa kuvvetli değilsin/ Gün doğumundan önce ayaklanmazsan sevincin yiter, ilk nefesini gökyüzüne çekersin. Midye çıkarmak için daldığın denizin dibinde çocukluğun durur öylece. Bir şair adam vardı, saçları uzun, sakalları karaşın. Elinde bıçağı, dalardı derinlere de bir seferinde ve son, midyeler o güzelim saçlarına dolanmış adamın, adam kurtaramamış saçlarını ve kendini. Midyeler kapanmış. O diplerde şair karaşın adamı gördün. Gözleri kapalı, nefesi tuzlu su. Midye gibi kapandı çocukluğun devri. Açmayın beni. 3 Şubat 2015/Kınalıada