Kayıtlar

zaman

Resim
yıkılmış bir ev gibi zaman çöküntüsünün içinde oturuyor. herkes kendi yarasını dikmeyi öğrensin diyor. iğne-ipliği elinde, yarasından dehşette kendim denen sarmala dolanıyor insan.

geleceklermiş

Resim
bir yerlerden çıkıp geleceklermiş gibi Dersim, Kasım '18

ilk

Resim
ilk buluşmalarıymış gibi...

görünmez sohbetler

Resim
Yan masadaki dört kişi onları duymuş da "bizden sır çıkmaz efenim" demiş gibi.

öyleymiş gibi

Resim
Üç kişiden ikisi severek ayrılmış. Bir kişi de hakemmiş, görüşme sabaha doğru 5'te sonlanmış; netice muallakmış gibi...

J.Dietrich'in Öyküsü

Resim
Tozumu almak, Zarife’nin aklına gelmiyor. Köşke yerleştiğimde sanmıştım ki, ince ve narin parmaklı bir madam açacak kapağımı ve usulca dokunacak tuşlarıma… Akşamları verilen davetlerde sırayla birer-ikişer oturup koltuğa en neşelisinden hüzünlüsüne şarkılar çalacağız. Onlar mı beni çalıyor ben mi onlara başımdan geçenleri anlatıyorum belirsizleşecek, çıkan seslere her birimizin hikâyesi iç içe geçip büyüyecek, herkes kendi hikâyesine sevdalı olsa da bir diğerininkini de dinleyip, onun nefesini de içine çekecek. Verilen nefes, hepimizin sesi, şarkısı olacak. Böyledir ya sanatsal buluşmalar. Olmadı. Benim nefesimi Zarife hiç duymadı, kapağımı bir kere bile açmadı. Yine de kırgın değilim ona. Yemek yaparken bazı yanık sesiyle türküler söyler. Daha önce hiç duymadığım bir dilde. Memleketinden uzakta olanların sadece kendileriyle aynı duyguyu yaşayanların bileceği türden türküler. Pek anlamıyorum ne dediğini yine de çok hoşuma gidiyor Zarife’nin sesi. Puslu bir Paris sabahı beni...

Stara Hanım: Bir kadın, bir beden, dört yaşam…

Resim
Bir kadın bedeninde çok kimlikli nefes barındığını en iyi kadınlar hisseder. Ruh hali çeşitli iç ve dış saiklerle donanmış varlığın adıdır kadın. Bugün yaşanan nice dehşet dolu kıyıma inat, kardelen gibi, berfin gibi narin ve inatçı varlığıyla yaşamda var olan, Ay’ın büyüyüp küçülmesiyle duygu durumu ilintili bir gizemli varlık… Yıllar önce tiyatro öğrencisiyken derste izleyerek etkilendiğim bir kadın hikâyesidir, Nikolai Leskov’un Mtsensk Kasabası’nın Lady Macbeth’i. Yaşadıkları, karakterleri bambaşka da olsa Katerina’ya Türkçe edebiyattan bir kız kardeş geldi. İlgilisinin merakla beklediği bir yazar, yazarlıkta 50. yılını dolduran Gün Zileli’nin son romanı Çanlar’ın baş karakteri Stara… Shostakovich’in operasını da yazdığı Leskov’un Lady Macbeth’ine Çanlar’ın Stara’sının nesi benziyor diyenlereyse ipucu vermekle yetineceğim. Her ne kadar iki apayrı hikâyeyse de söz konusu olan, hiç değişmeyen bir şey var. Aşk ümitsizliğinin içinde çıkış yolu olmadığını anlayan aşık kadınla...