Kayıtlar

Ocak 21, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yukarı Mezopotamya'nın Taşları

Resim
Rüzgara, yağmura, güneşe, aya mağrur durur taslar. Bir kış günü, öğleden sonra cılız ışıklı avluda, bir annenin çocuğuna Arapça seslenişini sarmalar.. Geçip gittim yanından o ölmüş atın. Taşlar ata benim için de ağlar.

16ocak2bin15
Mardin

Aşk ve Devrim

Resim
Sokaktaydım. Bağırıyordum. Öksürüyordum. Sirke içiyordum. İlkbahardı. Tarih Yek Gulan’dı. Yazdı. Sonbahardı. Kıştı. Kıştı. Kıştı. Sevgilimin elini arıyordum kalabalıklarda. Birbirimizi kaybettiğimizde herhangi biriyle elele tutuşuyordum. Temizdim. Tertemizdik. Yektik. Yitirdiklerimizin adının anılıp burdaa diye bağırdığımız bir anma günü, Kürdistan’da olduğu için adı anılmayan arkadaşımızın adını bağırdım. Kimse tereddüt etmedi. Burdaaa dedik. Yanımda arkadaşımı vurdular. Başı kanıyordu. Hastane pahalıydı. Para ödemeyeceğimizi öğrendim. Su serpildi. Ohh dedim. Önce arkadaşımın bilinci açık, sonra yaşamın parasızlığımızı görüp bize hak vermiş olmasından. Eve döndük. Aynı solukları içimize çekmiş de olsak başkalaşmıştık. Bambaşkaydım. Kendini arayanlarımız birbirinden, kendinden kaçanlarımız kendinden uzaklaştı. Kıştı. Komadan çıkamadı. O kara kaşlı güzel esmer çocuk-delikanlı, hayatın ağırlığına karşı savunmasızdı. 16 kiloyu bıraktık toprağa. Sokağa gittik yine. Sesimiz kısıldı. Gaz yu…